DRAWEST
Welcome! Don't have an account? Sign up now.
Navigate
Notifications

Minecraft Seven Kedi — Bölüm 3.0

Minecraft Seven Kedi - Bölüm 3.0
← Minecraft Seven Kedi
Chapter 3.0 - Karanlık Plan
Artist: Kodvarg
43
Okuma Ayarları

Oda artık sadece bir yaşam alanı değil, bir operasyon merkezine dönüşmüştü. Atlas, Rıfkı’nın taktığı o eski, gürültülü HDD’nin her bir devrinde annesinin çalınan onurunu duyuyordu. Bilgisayar yavaştı, evet; ama Atlas’ın sabrı ve öfkesi herhangi bir işlemciden daha hızlı çalışıyordu. Pencereden sızan sokak lambasının cılız turuncusu, Atlas'ın siyah tüyleri üzerinde tekinsiz gölgeler oluşturuyordu.

"Hız her şey değildir," diye fısıldadı Atlas, yıpranmış klavyenin tuşlarına usulca dokunurken. "Önemli olan veridir."

Atlas, işletim sisteminin o hantal arayüzünü bir kenara bıraktı. Eski bir USB bellekten başlattığı hafifletilmiş bir Linux dağıtımıyla, donanımın tüm kısıtlamalarını baypas etti. Şimdi karşısındaki ekran sadece kod satırlarından ibaretti. Siyah zemin üzerinde akan beyaz yazılar, onun için Minecraft’ın bloklarından daha gerçekçi bir dünyaya kapı açıyordu.

İlk durağı, Rıfkı’nın dijital ayak izleriydi. "Siber Teknik" tabelasının altındaki o kirli dükkanın sadece bir cephe olduğunu biliyordu. Atlas, mahalledeki açık Wi-Fi ağlarını ve dükkanın o dandik güvenlik kamerasını birer birer taradı. Birkaç saatlik bir sosyal mühendislik ve paket analizi sonucunda, Rıfkı’nın "Akrep_Donanım" takma adıyla ikinci el satış sitelerinde aktif olduğunu keşfetti.

Kalbi bir anda duracak gibi oldu. Ekranın sağ köşesinde, üç saat önce yüklenmiş bir ilan duruyordu: *“Temiz, RTX 3080 Screen Card - Acil Satılık.”*

İlan fotoğrafına yaklaştı. Kartın fan yuvasının tam kenarında, Atlas’ın aylar önce kasanın kapağını kapatırken yanlışlıkla bıraktığı o küçük, kılcal çizik parlıyordu. Kendi parçasıydı. Annesinin gece mesailerinin, dökülen terlerinin fiziksel kanıtı oradaydı. Rıfkı, sadece parçaları çalmamış, Atlas’ın kalbini dijital bir pazarda satışa çıkarmıştı.

Atlas’ın içindeki o masum pikseller birer birer söndü. Geriye sadece soğuk, hesaplanmış bir intikam kalmıştı. O geceyi uyumadan geçirdi. Rıfkı’nın dükkandan çıkış saatlerini, hangi sokaklardan geçtiğini, nerede durup o iğrenç sigaralarını içtiğini Google Maps ve açık güvenlik kameraları üzerinden haritalandırdı. Atlas, bir kedi olmanın avantajını kullanıyordu; kimse gecenin karanlığında çöp konteynırlarının arkasında bekleyen siyah-beyaz bir kediyi tehdit olarak görmezdi.

Annesi içeri girdiğinde saat sabahın dördüydü. Kadın, oğlunun hala o sönük ekranın başında, gözleri kan çanağına dönmüş bir şekilde oturduğunu görünce içi parçalandı. "Atlas... Yavrum, bırak artık. Bir çaresine bakacağız, borçları öderiz bir şekilde."

Atlas kafasını çevirmedi. Sesi, sanki bin yıl öncesinden geliyormuş gibi derindi. "Ödendi anne. Onlar bedelini çoktan ödedi. Sen uyu, her şey düzelecek."

Kadın, oğlunun sesindeki o metalik tınıyı anlayamadı. Onu hala o okulda dışlanan, korunmaya muhtaç kedi sanıyordu. Oysa Atlas şimdi, siber dünyada bir hayalet gibi dolaşıyor, Rıfkı’nın banka hesaplarından evindeki akıllı kilidin şifresine kadar her şeyi ele geçiriyordu. Rıfkı’nın sadece bir tamirci olmadığını, aynı zamanda çalıntı mal ticaretinin küçük bir dişlisi olduğunu da öğrenmişti. Bu, Atlas’ın planını daha da kolaylaştıracaktı. Kimse bir suçlunun kayboluşu için polise gitmezdi.

Ertesi gün, Atlas dükkanın karşısındaki apartmanın çatısında pusuya yattı. Rıfkı, dükkanı her zamanki gibi küfürler savurarak kapatmış, elinde siyah bir poşetle (muhtemelen başka birinin çalınan parçalarıydı) o karanlık sokağa sapmıştı. Atlas, çatıdan çatıya, bir gölge kadar sessiz ve hızlı bir şekilde onu takip etti. Pençeleri betonun üzerinde gram ses çıkarmıyordu.

Rıfkı, sokağın ortasındaki o eski lambanın altında durup sigarasını yaktı. Telefonunu çıkarıp birilerine "Mallar hazır, akşam gel al," diye mesaj atarken, arkasından gelen o hafif tıkırtıyı duydu.

"Kim var orada?" diye seslendi Rıfkı, sesindeki o korkak titremeyi gizleyemeyerek.

Cevap gelmedi. Sadece bir çift sapsarı göz, karanlığın içinden ona bakıyordu.

Atlas, o an sadece bir kedi değildi. O, sistemin kurbanı olan binlerce kişinin sessiz çığlığıydı. Pençelerini sıktı. Cebinde (evet, Atlas artık fiziksel araçlar da taşıyordu) taşıdığı, dükkandan gizlice çaldığı bir tornavida ve siber bir deşifre cihazı vardı. Ama o an donanım değil, biyoloji konuşacaktı.

"Senin sistemin çöktü Rıfkı," diye düşündü Atlas. "Ve geri yükleme noktası yok."

Atlas, dükkanda gördüğü o kaliteli parçaların aslında nerede saklandığını da bulmuştu: Rıfkı’nın evindeki o gizli kasa. Oraya ulaşmak için Rıfkı’ya sadece küçük bir 'güncelleme' yapması gerekiyordu. Plan kusursuzdu. Dijital dünyada başlayan bu savaş, bu karanlık ara sokakta, gerçek kan ve terle sonuçlanacaktı.

Ama Atlas’ın planlamadığı bir şey vardı. Karşı binanın gölgeleri arasında, en az onun kadar sessiz, en az onun kadar öfkeli başka bir çift göz daha bu sahneyi izliyordu. Beyaz pençeli, kehribar gözlü bir dişi kedi... Rıfkı’nın mahvettiği bir başka hayatın sessiz tanığı.

BÖLÜMÜ OYLAYIN
5.0 / 5.0 (1 oy)
Oylamak için lütfen giriş yapın.
Kodvarg

Kodvarg

MANGAKA / YAZAR

"Ben admin ya ben site admin ya"

8 TAKİPÇİ
12,469 OKUNMA
PROFİL
SONRAKİ BÖLÜM
SERİ SAYFASI

Comments (0)

To post a comment, please log in.
×
Görsel büyük görünüm

Çift Sayfa Modu

En iyi deneyim için lütfen cihazınızı yatay konuma getirin.

Discover Series Menu Feed Login
Series
Menu
×